Bahçeli’den sert sözler:Türkiye Fransa’ya benzemez!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor. Toplantıda ülke ve dünya gündemini değerlendiren Bahçeli, sert tepkilerde bulundu.

MHP lideri Bahçeli, İsveç'in başkenti Stockholm'de Irak asıllı Salwan Momika isimli bir kişinin Stockholm Camii önünde polis koruması altında Kur'an-ı Kerim yakmasına tepki gösterdi.
Bahçeli, '' Kurban Bayramı'nın birinci günü İsveç'te Kur'an yakılması, inancımıza hakaret ve insanlık değerlerine hıyanettir.'' diye konuştu.
Bahçeli, göç konusunu Fransa'daki olaylarla bağdaştıranlara 'Herkes ayağını denk alsın. Türkiye Fransa'ya benzemez.' diyerek tepki gösterdi.
Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:
''İsveç'te cami önünde Kur'an-ı Kerim yakılması inancımıza hakarettir. İsveç'in NATO'ya katılım müzakerelerinin yapıldığı bir dönemde vuku bulan alçak eylem her yönüyle kuşku vericidir. Kurban Bayramı'nın birinci günü İsveç'te Kur'an yakılması, inancımıza hakaret ve insanlık değerlerine hıyanettir.
Kur’an yakan kendini yakmıştır!
Kur'an okumak ilahi nasip ve nimet; yakmak ise soysuzluktur. Kur'an yakmak ifade ve düşünce özgürlüğüyle değerlendirilemez. Şunu ikazla hatırlatırım ki Kur'an'ı Kerim bir kağıt parçası değildir. Tüm dünya ateşe verilse bile yüce kitabımızın tutuşması asla mümkün değildir. Kur'an yakan kendini yakmıştır. Kur'an yakan cehennemin dibini boylamıştır.
Televizyon kanallarında bebek katillerini övmek suçtur!
Her parti Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir. Suç ve suçluyu övmek siyasetin değil doğrudan doğruya hukukun konusudur. Devletin egemenliğini savunmayan terör örgütlerinin kullanımına girmekten gocunmayan siyasi partilere demokraside yer olmamalıdır. Bir televizyon kanalında bebek katilini övmek bununla da yetinmeyip hak gaspına uğradığını iddia etmek suçtur.
''AYM Kandil’in düzmece mahkemesi değildir''
Anayasa Mahkemesi (AYM), Kandil’in düzmece mahkemesi değildir, asla da olamayacaktır. Eğer adalet suçluyu aklama gayesi güderse orada adalet batmış demektir. Dış işgal cephesine omuz vermek selam çakmak hiçbir partiye bir şey kazandıramayacaktır. Partilerin kumanda odası zalimlerin denetiminde olmamalıdır.''
Rusya’daki olaylara yorum
Rusya’dan Fransa’ya İsveç’ten Belçika’ya kadar karmaşık gelişmelere şahit oluyoruz. Rusya’da Wagner’in başını çektiği silahlı kalkışma uzlaşma ile sonuçlanmıştır. İki taraflı oynanan Rus ruleti tansiyonu yükseltmiş nihayetinde eller tetikten çekilmiştir. Her ülkenin huzur içinde var oluşu temel tezimizdir. Türkiye, Rusya’nın içine düştüğü girdap karşısında soğukkanlı davranmıştır.
Fransa'daki iç karışıklık
Fransa’da bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesi protestolara yol açmıştır. Sokaklar karışmıştır. Dünyanın acilen çözülmesi gereken göç sorunu aslında Fransa’nın içine düştüğü krizin ana yatağı olmuştur. Fransa sömürgeci politikasıyla yüzleşmelidir.
'Türkiye Fransa'ya benzemez, herkes aklını başına alsın''
"Türkiye’de mülteci veya göçmen değil, adı üstünde geçici koruma statüsünde bulunan sığınmacılar vardır. Bunların sayılarını da 13 milyon olarak açıklamak kuyruklu yalandır. Düzensiz göç ile tavizsiz mücadele devam etmektedir. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşleri bu kapsamdaki siyasetimizin ana fikir ve felsefesidir. Fransa’daki olayların Türkiye’ye sirayet etme ihtimalinden bahsedenlerin, Bursa’nın Mudanya ve Kocaeli’nin Dilovası ilçelerinde provokasyon çetelesi tutanların, ateşle oynadıklarını, buna izin verilmemesi gerektiğini buradan bildirmek istiyorum. Türkiye’yi tahrik ve taciz kıskacına alıp, iç huzursuzluğa hapsetmek için uğraşanlara müsamaha gösterilmemelidir. Türkiye, Fransa’ya benzemez. Türkiye onun bunun kirli emeliyle kaosa çekilemez. Herkes aklını başına alsın. Devlet ve vatan üstünde yazı yazdırmayız, kazı kazdırmayız, yabancı istihbarat örgütlerine piyonluk yapanlara göz açtırmayız.”








