Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Marmara Denizi'nde meydana gelen 3,3 büyüklüğündeki depremin ardından canlı yayında önemli açıklamalarda bulundu. Ersoy, depremin olası İstanbul depreminin öncüsü olup olmayacağını değerlendirdi. Deprem aktivitesinin Türkiye'nin her bölgesinde olduğunu belirten Ersoy, beklenen İstanbul depreminin yeri ve büyüklüğüyle ilgili verileri aktardı.
Marmara Denizi'nde dün meydana gelen 3,3 büyüklüğündeki depremin ardından Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Ersoy, depremin İstanbul'da beklenen büyük depremin öncüsü olup olmadığını değerlendirerek, "Genel deprem aktivitesi içerisinde Türkiye’nin her bölgesinde deprem oluyor. Nitekim Marmara’da da böyle bir durum söz konusu" dedi. Ersoy, ellerindeki verilere dayanarak beklenen İstanbul depreminin yeri ve büyüklüğü hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ersoy, açıklamalarında şunları ifade etti:
"Deprem düşük şiddetli olsa da bu kadar çok hissedilmesinin sebebi olarak, bulunduğunuz yerin zemini de çok önemli. Ayrıca deprem olan yer derinde değilse, bu da sanıyorum 7 km civarında. Dolayısıyla enerji soğurulmadan, yani absorbe olmadan yüzeye yayıldığı için daha fazla hissediliyor. Günlük deprem aktivitesine baktığımız zaman Türkiye’de 50-100 arasında değişiyor. Yani her gün 50 ila 100 deprem oluyor. Biraz değişken olmakla birlikte. Bu genel deprem aktivitesi içerisinde Türkiye’nin her bölgesinde deprem oluyor. Nitekim Marmara’da da böyle bir durum söz konusu. Yani günlük deprem aktivitesi içerisinde algılayabileceğimiz bir deprem büyüklük itibariyle de."
Ersoy, "Bir sonraki olabilecek depremi etkileyebilecek bir yerde mi, onu saptamak gerekir. Yalova açıklarında olan bu depremi de o anlamda değerlendirmek gerekiyor. Bu harita üzerinde gördüğünüz her kırmızı çizgi bir fay olup, 5.5 büyüklüğünden daha büyük depremler oluşturabilecek faylar bunlar. Türkiye’de deprem aktivitesini gösteriyor. Türkiye’de 500’e yakın böyle deprem oluşturabilecek fay mevcut. Biz Marmara bölgesini çokça konuşurken şu ana kolu konuşuyoruz aslında. Bu ana kol, kuzeyden geçen, yani hepsi kırmızı çizilmiş ama 1912’de deprem oldu, Tekirdağ kısımlarına kadar olan bölüm kırıldı. Şu iç taraf tehlikeli, diğer yerde de 1999 yılında Kocaeli kısmına kadar geldi Gölcük’te bitti."
Ersoy, "Şimdi Silivri ile Gölcük arasında büyük bir deprem bekliyoruz, 7’nin üzerinde. En kötü senaryoda 7,5. Peki Yalova depremi ne söylüyor? Biz Marmara depremini konuşurken hep ana kol ile ilgili konuşuyoruz. Bu ana kol üzerinde değil. Bu deprem, beklenen büyük depremin beklendiği ana kolda değil. Bu kolda oluşacak deprem kuzeydeki ana koldaki kadar büyük deprem üreteceğini sanmıyorum. 6’yı geçer ama 7’yi bulmaz. Biraz segment uzunluğuyla ilgili bir durum. Elbette Marmara bölgesinin canlı olduğunu gösteriyor. 5.8’lik Silivri depreminde haberleşme durdu, trafik durdu. Teknik olarak neyi anlattığını görmemiz gerekiyor. Bu depremin hemen ardından 1.7’lik bir artçı deprem oldu. Ama bu depremin ardından büyük depremin geleceğini söylemek çok spekülatif bir bilgi olur." şeklinde konuştu.
Marmara Denizi'nde dün meydana gelen 3,3 büyüklüğündeki depremin ardından Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Ersoy, depremin İstanbul'da beklenen büyük depremin öncüsü olup olmadığını değerlendirerek, "Genel deprem aktivitesi içerisinde Türkiye’nin her bölgesinde deprem oluyor. Nitekim Marmara’da da böyle bir durum söz konusu" dedi. Ersoy, ellerindeki verilere dayanarak beklenen İstanbul depreminin yeri ve büyüklüğü hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ersoy, açıklamalarında şunları ifade etti:
"Deprem düşük şiddetli olsa da bu kadar çok hissedilmesinin sebebi olarak, bulunduğunuz yerin zemini de çok önemli. Ayrıca deprem olan yer derinde değilse, bu da sanıyorum 7 km civarında. Dolayısıyla enerji soğurulmadan, yani absorbe olmadan yüzeye yayıldığı için daha fazla hissediliyor. Günlük deprem aktivitesine baktığımız zaman Türkiye’de 50-100 arasında değişiyor. Yani her gün 50 ila 100 deprem oluyor. Biraz değişken olmakla birlikte. Bu genel deprem aktivitesi içerisinde Türkiye’nin her bölgesinde deprem oluyor. Nitekim Marmara’da da böyle bir durum söz konusu. Yani günlük deprem aktivitesi içerisinde algılayabileceğimiz bir deprem büyüklük itibariyle de."
Ersoy, "Bir sonraki olabilecek depremi etkileyebilecek bir yerde mi, onu saptamak gerekir. Yalova açıklarında olan bu depremi de o anlamda değerlendirmek gerekiyor. Bu harita üzerinde gördüğünüz her kırmızı çizgi bir fay olup, 5.5 büyüklüğünden daha büyük depremler oluşturabilecek faylar bunlar. Türkiye’de deprem aktivitesini gösteriyor. Türkiye’de 500’e yakın böyle deprem oluşturabilecek fay mevcut. Biz Marmara bölgesini çokça konuşurken şu ana kolu konuşuyoruz aslında. Bu ana kol, kuzeyden geçen, yani hepsi kırmızı çizilmiş ama 1912’de deprem oldu, Tekirdağ kısımlarına kadar olan bölüm kırıldı. Şu iç taraf tehlikeli, diğer yerde de 1999 yılında Kocaeli kısmına kadar geldi Gölcük’te bitti."
Ersoy, "Şimdi Silivri ile Gölcük arasında büyük bir deprem bekliyoruz, 7’nin üzerinde. En kötü senaryoda 7,5. Peki Yalova depremi ne söylüyor? Biz Marmara depremini konuşurken hep ana kol ile ilgili konuşuyoruz. Bu ana kol üzerinde değil. Bu deprem, beklenen büyük depremin beklendiği ana kolda değil. Bu kolda oluşacak deprem kuzeydeki ana koldaki kadar büyük deprem üreteceğini sanmıyorum. 6’yı geçer ama 7’yi bulmaz. Biraz segment uzunluğuyla ilgili bir durum. Elbette Marmara bölgesinin canlı olduğunu gösteriyor. 5.8’lik Silivri depreminde haberleşme durdu, trafik durdu. Teknik olarak neyi anlattığını görmemiz gerekiyor. Bu depremin hemen ardından 1.7’lik bir artçı deprem oldu. Ama bu depremin ardından büyük depremin geleceğini söylemek çok spekülatif bir bilgi olur." şeklinde konuştu.









