Siyasetçi Resül Kaplan, Türkiye’nin iki farklı kesiminde yaşanan derin sosyal soruna dikkat çeken çarpıcı bir açıklamada bulundu. Kaplan, köylerde yalnız kalan yaşlılar ile şehirde hayat mücadelesi veren gençlerin aslında aynı sistemin mağduru olduğunu ifade etti.
Kaplan, köylerde artık yalnızca yaşlıların kaldığını belirterek, onların torun hasretiyle yaşadığını vurguladı. Şehir hayatının onlar için zorlaştığını ifade eden Kaplan, “Gürültü yoruyor, merdivenler bitmiyor. Evlatlarının yanında kalamıyorlar, yeniden köylerine dönmek zorunda kalıyorlar” dedi.
Köyde yaşamın da kolay olmadığını dile getiren Kaplan, “İki yaşlı bir evde… Yazın piknik tüpüyle, kışın sobayla yaşam mücadelesi veriyorlar. Odun bulmak dert, hava sert. Ama bahar gelince bahçeye çıkıyorlar. İki domates, iki biber ekiyorlar. Kendileri için değil, çocuklarına katkı olsun diye…” ifadelerini kullandı.
Şehirdeki gençlerin durumuna da dikkat çeken Kaplan, ekonomik şartların giderek ağırlaştığını belirtti. “Gençler umutla şehre geliyor. ‘Çalışırsam olur’ diyor. Ama olmuyor. Sabah karanlıkta çıkıp akşam yorgun dönüyorlar. Artık bir maaş yetmiyor, iki maaş da yetmiyor” dedi.
Kira ve faturaların vatandaşın belini büktüğünü söyleyen Kaplan, çocuk bakımı konusunda yaşanan zorlukların da aileleri çıkmaza sürüklediğini ifade etti.
Kaplan, açıklamasının devamında şu çarpıcı sözlere yer verdi:
“Çocuklarına iyi bir gelecek kurmak istiyorlar ama bugünü taşımakta zorlanıyorlar. Sonra dönüp köydeki anne babalarını düşünüyorlar. Telefon açıyorlar, ‘İyiyiz’ diyorlar. Belki doğru ama eksik… İki taraf da birbirine söyleyemediği bir vicdan yükü taşıyor.”
“İki domates, iki biber sadece bir ürün değil” diyen Kaplan, bunun bir dedenin “Ben hâlâ işe yarıyorum” demek istemesi olduğunu vurguladı. Aynı zamanda bir ninenin torununa sarılamamanın acısı ve şehirdeki gencin ailesine yetişememe sancısı olduğunu ifade etti.
Açıklamasını sert bir soruyla tamamlayan Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
“Bu insanlara bunu reva gören düzen kimin düzeni?”









